" Sana yazılan, adresi kendim olan o kadar çok şey varki... "
Ne aklımdan geçenleri yazabilecek kadar güçlü kalemim, yada onları yazabilecek kadar güçlü bileğim var. Kendi kendime ne gerek var diyorum, ne olacak yazacanda, ne geçecek eline... Bir çivi gibi saplanır her dile gelipte yazılamayan beynime. Ve o kadar çok olur ki, o kadar delik deşik olur ki beynim inanın bana yağmur yağsa düşüncelerim ıslanır.
Ne gerek var diyorum işte. Yazmaya kalksam titreyecek ellerim biliyorum, okunmayacakta yazdıklarım. iyisimi ne beynimde boş yer kalsın delinmedik, nede toz tutan kalemimi yerinden edeyim. Ben en iyisimi anlatmayayım seni. Bir insanı ne kadar çok anlatabilirsiniz ki? ne kadar çok biliyor musunuz? ONU YAŞAYAMAYACAK KADAR...
Dokunsaydım ellerine bilirdim sıcaklığını. Ve anlatırdım tek kelimeyle beni yakan teni. Ama şimdi ben hangi sıcaklığı tenine yakıştırıpta, beni yakan diyeyim... Siz pamuğa yumuşak mı diyorsunuz, gidin işinize diye haykırayım... Siz onun ellerine dokundunuz mu hiç? Evet bende dokunmadım. Şimdi ben pamuk tarlasında dolaşsam inan bana yine bulamam dokunuşlarını... Ve ben her dokunuşu bin bir kağıda yazıp, yine kendime gönderiyorum. Ellerini binbir kağıda sığdırdım. Ve hepsi bana tekrar dokunsun diye adresine KENDİM yazdım...
Hangi bıçak bakışlarından keskin, hangi ipek saçlarından yumuşak, ve hangi kor teninden sıcak bilmiyorum... Beni bakışların kadar niğme niğme kesen bir bıçak görmedim. en keskini elimi kesti ve canım acıdı. Ama her bakışında ben ÖLDÜM... Şimdi yatağımda ipeklere sarılıp uyusam bile, saçının bir tek telinin, tenime dokunuşu kadar huzur vermez bana... ölünün üzerine atılan toprak gibi, üstüme sersen ya saçlarını. Ve ben ebedi mutluluğa gözlerimi kapatsam ya... ve üzerimde ki toprak sen koksa ya...
Ne gerek var diyorum işte, ne gerek var seni yazmaya sayfalara. Ne gerek var bu defterde yetmedi demeye... Bir yaşanmış, bin hayale bedeldir... Şimdi ben seni hangi bin hayalime sığdırayım bilmiyorum.
Ve sen her gece uçurum oluyorsun gözlerimin önünde. Ve ben her gece, aşağıda beni bekleyen başka bir kendimin yanına bırakıyorum kendimi... ve dudaklarımdan şunlar dökülüyor " EY SEVGİLİ BAŞKA BİR GÜNEŞİN BATIŞINDA BULUŞMAK ÜZÜRE "
İyi geceler Tek Canım...
{ Mehmet Fatih CEBECİ }
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder