8 Kasım 2012 Perşembe

" Saat Sen geçiyordun, ve sana sen kalmıştı... "


Senle
 Olamıyorum...
Ama
Sensizde
Olmuyor...




...


" dün gibi hatırlıyorum koştur koştur okuldan eve gelişlerimi. Bir çırpıda giyinişlerimi. O zamanlarda dahi her anın SEN olduğunun farkındaydım. " Saat Sen geçiyordun, ve sana sen kalmıştı... " bisikletime atlar nefes nefese pedal çevirirdim. Kıçım koltuğa değmezdi inan bana. Caddede son sürat giden bir çocuk. Her gün, Aynı vakitte, aynı heyecanla...

  Ve varırdım evinizin sokağına. Aynı köşe başına dayardım bisikletimi, ve oturup bir binanın, bir evinin, bir penceresine saatlerce bakardım. Yetmezdi gün içinde seni gördüğüm saatler. Sanki aradan yıllar geçmiş ve ben seni ilk defe göreğim evinizin penceresinden. Ne büyük bir ümitti yarabbi...

  Ve ben beklemeye devam ederdim. Göremediğim günlere inat bugün çıkacak pencereye ve ben bugün onu göreceğim diye içimden haykırırdım. Seni görmeyi bırak, ya beni görürse burada diye ödüm kopardı. Ya sorarsa ne işin vardı orada diye ne cevap verirdim ona. Seni görmeye geldim diyemezdim. Bisikletin benzini bitti buraya park ettim de diyemezdim elbet :) neyse ki ne beni o köşede gördü, nede ben cevap vermek zorunda kaldım.

  Ben her gün aşka pedal çeviriyordum aslında. Ve ben aslında bir evin bir penceresine değil, aşkın penceresine bakıyordum. Oysaki ben seni değil aşkı görmeye geliyordum her gün.

  Hayaller kurardım, sen o pencereye çıkıyorsun ve bana bakıyorsun. Gözlerimi senden alamıyorum. Senli saatlerde yanımda ama ben uzağında, sensiz saatlerimde uzağımda ama ben yakınındaydım. Senle olamıyordum yanındayken, ama uzağımdanken de Sensizde olamıyordum.

  Günler günleri, mevsimler mevsimleri kovaladı. Yağmurlu günlerde yağmur hızıma yetişemezdi. Üstüm başım su içinde kalırdı. Yüzümü ıslatan yağmur damlaları sanki içimdeki korun üzerine düşün su gibi sadece serinletiyordu içimi. Ve yağmurun altında saatlerce oturup senin pencereye çıkmanı beklemek... Eve gittiğimde annemden azar işiteceğim kesindi :) ama yine de azar işitirken bile ben seni düşünüyordum her zaman ve gülümsüyordum hep :)

  Ve bir gün çok uzaklara gittin. Biliyordum bir daha seni göremeyeceğimi. Gelmeyecektin bir daha. Ama ben yine de gittim... Her gün aynı saatte aynı yerde izledim seni... Yoktun artık, çıkmayacaktın pencereye.

  Ve bir gün gittiğin uzaklara bende gittim. Koskoca bir seni bırakarak ardımda. Ama ardımda bıraktığım senden daha büyük bir senide yanımda götürdüm. Bu sefer her köşe başı beklediğim yer, Her evin her penceresi penceren olmuştu. Her anımdaydın artık, her yanımda. "


                       ---------------------------

 Uyandığımda yağmur yağıyordu bu sabah. Yağmurlu sabahlara uyanmayı severim aslında. Huzur veriyor bana. Belki de geçmişte bisiklet üstünde ıslandığım günleri hatırlattığı içindir...



{ Mehmet Fatih Cebeci }

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder